Hayata bakışınızı değiştirir...

  • Gündem Notları:

    3 Oca 2017

    Satranç ve Oyun Oynamak Haram mı?



    İnsanoğlu olarak bazı olayları yeterince iyi düşünemiyoruz. Özellikle de din konusunda mantık kurma, bağdaştırma ve yaratıcımızın üzerimizdeki istekleri konusunda akıl yürütme noktasında ya işimize geldiği gibi düşünüyor, ya da düşünmek bir yana sorgulamak dahi istemiyoruz.

    Geçenlerde Ahmet Mahmut Ünlü, bilinen adıyla Cübbeli Ahmet Hoca'nın bir vaazında satranç oynamanın haram olduğunu hadislerle birlikte ispata çalıştığı bir video yayıldı sosyal medya üzerinden. Bu video adeta bombanın fitilini ateşledi. Kimi zaten böyle bir fırsat bekliyormuşcasına hemen linç kampanyasına girişti, kimi de görseller hazırlayıp bu durumu mizah malzemesi yapmaya soyundu...

    Peki gerçekten satranç ve benzeri oyunlar İslam için haram mı? Bu konuyu bizzat kendim mantık yürüterek cevaplamak istiyorum. Katılan veya katılmayan herkes yorumunu belirtebilir saygı duyarım. Benim de görüşlerime saygı duyulacağını umarak konuya girmek istiyorum...

    Yaratıcı olan Allah insanı yarattı ve dünyaya gönderdi. Kuran bize bu konuda aslında apaçık bir bilgi veriyor. Kıyame suresi 36. ayet der ki; E yahsebul insânu en yutrake sudâ(sudân). İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder? Burada da Allah'ın kelamı Kuran-ı Kerim'in söylediği üzere insan Allah'ın kuralları olan şeriat ile hayatını yaşaması için dünyaya gönderilmiştir. Allah'ın kurallarını benimsemeyen, gönderdiği dini İslam'ı da benimsememiş sayılır.

    İnsanı başıboş bırakmadığını söyleyen Allah, Peygamber sünneti, Kuran ve kısaslar ile insanın hayatını şekle sokmasını ister. Bu Allah'ın istediği dürüst, ahlaklı ve temiz olan Müslüman profilidir. Tıpkı yalan söylemek, hırsızlık, fuhşiyat ve benzeri eylemler nasıl Allah katında kötü davranışlarsa, zamanın verimli kullanılmaması da Allah'ın katında güzel olmayan davranışlar sınıfındadır.

    Zamanın verimli ve güzel kullanılması nasıl mümkün sorusuna gelirsek, İnsan çalışarak rızkını kazandığı zamanlarda, eğitim görerek ilim öğrendiği, ibadet yaparak Allah'a kulluk vazifesini yerine getirdiği, akraba ve komşu ziyaretleri ile dostluk bağlarını güçlendirdiği vakitlerde zamanını verimli kullanmış olur. Buna benzer durumların dışında kalan her fiil Allah katında boşa harcanmış bir zamandır. İnsan ömrü oldukça kısadır. Ve imtihan için bu dünyaya gönderilmiş olan insanın Allah'ın rızasını kazanması için vaktini en iyi şekilde değerlendirmesi istenir.

    İbn Abbas (ra)’ın naklettiğine göre, Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    “İki nimet vardır ki insanların çoğu (onları değerlendirme hususunda) aldanmıştır: Sağlık ve boş zaman.” (Buhari, Rikak, 1)

    Satranç ve benzeri oyunların haram olmasının sebebi de tam da bu zaman kavramının gereksiz işlere kullanılarak heba edilmesinden kaynaklanmaktadır. İnsana rızk kazandırmayan, vaktine karşılık ona bir şey katmayan her eylem, oyun ve zamanı harcatan eylemler Allah katında makbul değildir. Satranç oldukca fazla vakit alan bir oyundur. İnsanı oynarken fazla düşündürmesi ve kimi zaman haftalarca ve aylarca süren müsabakaların olması, insanın sınırlı vaktinde oldukça büyük kayba neden olabilmektedir. Bu süre zarfında insan hem ibadetlerini yeterince yerine getiremez, hem de Allah'ın sevdiği davranışları sergileyecek zamanı bulamaz hale gelecektir.

    Bu konuda hemen savunmaya geçerek satrancın zihni geliştiren ve faydalı bir uğraş olduğunu söyleyen insanlar olacaktır. Ancak bu konuda çok ciddi bir noktayı kaçırıyoruz. İnsan zihnini geliştirme işini bir oyuna bağlayarak Allah'ın sıfatlarına farkında olmadan bir ortak koşmuş oluyorsunuz. Zira insan oyun yerine ilim öğrenerek, Allah'ın kendisine helal kıldığı yollardan zihnini geliştirme ve ufkunu açması mümkünken, vakti kolayca heba ettirebilecek bir oyunda zihne şifa aramak Allah katında makbul bir davranış olacağını düşünmüyorum.

    Allah her kulunun duasına karşılık vereceğini söylerken, bir oyundan medet umarak ufkunu geliştireceğini düşünmek insanda şirke kadar gidebilecek bir yola sebep olur. Tabi ki Allah her insana düşündüğünü yaşatır. Satrancın ufkunu geliştirdiğini düşünen bir insana Allah bu düşüncesine karşılık şifa ve deva beklediği oyundan şifa ve deva bulmasını sağlayabilir. İmtihan dünyasındayız. Allah tarafından denendiğimiz, sınandığımız şu zorlu sınavda umut bağladıklarımızdan deva bulduğumuzu düşünerek hareket edip sonra da sonuç aldığımızı görünce daha fazla o işe sarılıp yoldan çıkma tehlikemiz var. Satranç insanın ufkunu açıyor diyen bir insan Allah yerine bir oyuna bağladığı bu eylem nedeniyle deva istediği şeyle imtihan olunmak suretiyle Allah tarafından sınanır. Ne zaman ki kul gerçeği görür ve devanın ve ilmin ancak Allah'tan geldiğine iman ederse, imanını kurtarma riskinden kurtulur.

    Ancak devayı ve ilmi oyunlarda umanlar, ne yazık ki imtihan süresi dolduğunda inandıkları değerler nedeniyle şirke götüren davranışlar sergiledikleri için imanını kurtaramama riskiyle karşı karşıya kalabilirler. Allah farkında olmadan düşebileceğimiz ve düştüğümüz her türlü şirkten bizi korusun ve kurtarsın inşaallah...

    Hiç yorum yok:

    Yorum Gönder