Hayata bakışınızı değiştirir...

  • Gündem Notları:

    4 Ara 2016

    İsrail'in Suriye'ye Saldırma Planları



    Fırat Kalkanı harekatı ile Türkiye Suriye'den kendisine yönelen tehditlere karşı bir mücadeleye başladı. Suriye hükümeti ve Rusya'nın da bilgisi dahilinde yürütülen bu operasyonlarda ciddi gelişmeler kaydedildi.

    İslam coğrafyasına saplanan bir nifak hançeri olan Daeş fitnesi sınırlarımızdan uzaklaştırılmakla kalmadı, bölgeyi terk eden mülteciler de eski yerlerine döndürülmeye başlandı. Asıl amacı İslam coğrafyasında mezhep savaşları çıkartmak olan Siyonizm bizzat kendi elleriyle kurdurduğu ve finansmanını da ABD yardımıyla sağladığı Daeş'i bu zamana kadar çok iyi kullanmayı başarmıştı.

    İsrail Daeş gibi örgütler sayesinde hem birbirini katleden Müslümanlara karşı coğrafyada tek mermi atmadan üstünlük sağlıyor, hem de bir zamanlar birleşerek kendisine savaş açan Arap devletlerinden kendi içerisindeki insanlarla intikam alıyor.

    Siyonizmin gelecekteki yerleşeceği tek dünya devleti olan İsrail'i genişletme çalışmaları hız kesmeden sürüyor. Özellikle İsrail devletinin burnunun dibinde olan ve çok büyük müslüman nüfusa sahip olan Şam şehrini tek kurşun atmadan yerle bir etme başarısını görebilen sadece ben miyim?

    Düşünün: Türkiye devlet olarak Yunanistan topraklarına gözü olduğu için bu ülkede mezhep savaşlarını körüklesin, ve bizzat kendi eliyle kurdurduğu Katolik bir terör örgütüne Protestan halkı katlettirsin. Şu manzara karşısında Yunanistan'ın yıkılması için herhangi bir dış müdahale ile işgal edilmesine gerek var mı?

    İşe bahsettiğim bu örnek üzerinden Suriye meselesinin kökeninde İsrail'in Büyük İsrail Projesi, yani Arz-ı Mevud planlarının olduğu gerçeğini anlamanız gerek. Suriye, İsrail'in Ortadoğu ve Tevrat'ta kendilerine vaad ettikleri topraklara açılan kapısıdır. Şam, İsrail'in burnunun dibinde olan en büyük İslam şehiridir. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda "Neden Suriye?" sorusunun cevabı kendiliğinden ortaya çıkmış oluyor zaten.

    Tüm bunların ışığında, Daeş'in Ortadoğu topraklarını Müslüman yerli halktan temizleme çalışması sona geldiğinde, İsrail Türkiye'nin Suriye topraklarındaki İlerleyişine dur demek adına bir hamle yapmaktan çekinmeyecektir. Çünkü bu topraklar güya onlara vaad edilmiştir. Onlardan başka güçlü bir devletin bu topraklara girmesi kendilerine bir hakarettir. Bu nedenledir ki, İsrail'in Suriye konusundaki sıradaki planı, kendisine saldırtacağı bir kaç Daeş militanını bahane ederek Suriye topraklarına girmek olacaktır.

    Esed rejimi Alevi kökenli olduğu için genelde Sünni çoğunluğa sahip halktan orduya alım yapmamıştır. Çünkü Esed ve babasının genel politikası, azınlıkta oldukları bu ülkeyi ellerinde tutmaları için azınlıklardan oluşan bir ordu ve yönetim kurmaları gerektiği fikriydi. Bu nedenledir ki, Suriye hükümeti ve ordusu, müslüman olmasa bile azınlıkta bulunan halktan bile memur ataması yaparken, Sünni halkın önünü ve devlette yükselmesini daima jilet gibi kesmiştir. Bu nedenle rejimin ordusunun azımsanmayacak bir kısmı Ermeni kökenlidir. Bu Ermeniler, Birinci Dünya Savaşı sırasında Güneydoğu'da isyan çıkarttığı gerekçesi ile Osmanlı tarafından Suriye'nin çeşitli bölgelerine göç ettirilmiş kimselerdir.

    Osmanlı Devleti, bu Ermenileri kontrol altında tutmak için, Halep, Şam gibi çoğunluğu müslüman olan bölgelere yerleştirmişlerdi. Bu Ermeniler zamanı gelince Müslüman halkın mezhep savaşlarına girişmesi ile Esed rejimindeki yerlerini güçlendirmişler, Siyonizmin desteği ile de sürekli bölgede barış ortamının tesis edilmesini engellemek için provokasyonlar yapmaktan çekinmemişlerdir. Özellikle son zamanlarda askerlerimize rejim askerlerinin saldırdığı haberlerinin gelmesi, parayla tutulan bu Ermeni askerlerinin Siyonizm tarafından Türk askerine saldırtılması girişimleridir.


    Tüm provokasyonların farkında olan Türkiye, bu saldırıları bahane ederek yeniden yapılanan Rusya-Türkiye ilişkilerinin gerilmesinin amaçlandığını görmüş ve bu saldırılara karşılık verme yanlışına girmemiştir. 

    Bu oyunları da başarısız olan ve bölgede giderek artan Türkiye gücünü kırma niyetinde olan İsrail ise çok yakın zamanda Suriye sınırlarından kendine yaklaştığını iddia edeceği Daeş tehlikesini bahane ederek Suriye topraklarına saldıracaktır. Bunun en önemli nedeni ise, Suriye'deki Türkiye ilerleyişini kendi işgal edeceği topraklara kadar durdurmaktır.

    Peki İsrail'in Suriye'ye girmesi nasıl mümkün olacak?

    Senaryo basit arkadaşlar. Daeş Suriye rejimine karşı saldırıya geçecek ve CIA sayesinde temin ettiği kimyasal silahları da kullanarak Esed'i öldürecek. Kısa zamanda Suriye rejimini indirmeyi başaran Daeş hem Rusya hem de Amerika'dan çok büyük tepki görecek. Rusya ile anlaşma yoluna gidecek olan İsrail, tehlikenin kendisine çok yaklaştığını ve müdahale etmesi gerektiğini bahane ederek Daeş'e saldıracak. Rusya kendi adamını indiren Daeş'e karşı İsrail'in bu girişimini ilk etapta destekleyecektir. Ancak kısa sürede anlaşılacak ki, bütün bunlar 15 temmuz hadisesi gibi, bölgedeki hakimiyetin Siyonizmin eline geçmesi için tezgahlanmış bir senaryodan ibaret. 

    Bu durumun farkına varacak olan Rusya cinnet geçiren bir adamın bürüneceği bir ruhaniyet ile olası bir 3. Dünya Savaşı'nı başlatabilir mi? Tabiki de mümkün. Zaten Siyonizmin de istediği budur. Siyonizm, her şeyin mübah sayılacağı ve kimin nereye saldırdığı belli olmayacağı, Uluslararası kanun ve hükümlerin yok sayılacağı dünya savaşlarını daima kendi pis emellerini gerçekleştirmek için kullanmıştır. 1. Dünya Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkmak ve bögedeki İslam hakimiyetini sonlandırmak için yapılmıştır. 2. Dünya savaşı sonunda Avrupa Yahudileri katlediliyor imajı verilerek meşru bir Yahudi devleti kurulmuş ve Avrupa Yahudileri Filistin'de kurulan yeni devlete taşınmıştır. 3. Dünya Savaşı sonunda ise asıl amacı "Tek Dünya Devleti" kurmak olan ve Sİyonizmin canla başla çalıştığı Büyük İsrail Projesi gerçekleşmiş olacaktır. Bu sayede yeni süper güç Rusya ve ABD kapışmasından mahvolan güçler yerine, Ortadoğu'da kurulmuş büyük bir Yahudi devleti olacaktır.

    Unutmayın! Her dünya savaşından mutlaka pek çok devlet zarar görürken, Yahudiler daima kazançlı olarak çıkmıştır. Yine aynı senaryo farklı süper güçler ile sahnelenmek isteniyor.

    Hiç yorum yok:

    Yorum Gönder