Hayata bakışınızı değiştirir...

  • Gündem Notları:

    22 Nis 2016

    Rusya Akdeniz'e İndi Sıradaki Hedefi Boğazlar!



    Kaçımızın aklına Rusya denildiğinde sıcak denizlere inme politikası gelmez ki? Peki kim Rusya'nın günümüz itibariyle bu emeline ulaştığının farkında? Zaman inanılmaz bir şekilde Vladimir Putin'in önünü açıyor diyebilirim. Rusya'ya on yıl önce Akdeniz'de büyük bir üs kuracağını söylesek herhalde vodkadan nasibini fazlasıyla alan en sarhoş insanı bile bu durumu ciddiye almaz gülerdi. Ama zaman öyle bir oyun oynadı ki Rusya'nın geldiği noktadan Putin bile kendine inanamıyordur herhalde.

    İnanılmaz bir şekilde Suriye krizinin uzaması ve ABD'nin basiretsiz yöneticisi Obama'nın bölgedeki çıkarlarını perçinlemek adına attığı mantıksız adımlar yüzünden bölgede Rusya inanılmaz bir aktör haline geldi. Şayet Esed zamanında indirilmiş olsaydı şuan ne Rusya Akdeniz'e inmiş olacaktı ne de Rusya Türkiye için bu kadar büyük tehdit oluşturacaktı.

    Komünizmin İslam dünyasının göbeğine bir hançer gibi saplanmasındaki en büyük pay hiç şüphesiz ki ABD'nin kukla başkanı Obama'ya aittir. Ülkesini virana çeviren Esed'i çıkarları doğrultusunda kullanıp İslam dünyasını rahatça böleceği için uzun süre indirmeyen ABD bugün geldiğimiz noktada adeta kendi ayağına kurşun sıkmıştır. Bir kaç haftada Irak'ı yerle bir edip Saddam'ı deviren koskoca ABD ne hikmetse Esed kadar yeri yurdu belli ve ülkesinde çok az kişi tarafından desteklenen bir diktatörü indirmekte zorluk çekti.

    ABD kendine gollük pas hazırlattı ancak voleyi Rusya çaktı. Artık içinde bulunduğumuz süreç Ortadoğu coğrafyası için hiç de hayra alamet görünmüyor diyebilirim. Zira Rusya'nın yüzlerce yıllık sıcak denizlere inme politikasını gerçekleştirmiş olması ve Suriye'nin Lazkiye şehrine devasa ordusuyla konuşlanmış olması, soğuk savaş tehlikesine karşı yıllardır önlem alan ABD'nin tüm emeklerini heba etmiş oldu. Zira Kıbrıs ve İncirlik'ten Ortadoğu'ya istediği gibi müdahale edebilen ABD artık bölgede kendine son derece dişli bir rakip daha bulacak. Üstelik bu rakip sadece ABD'nin değil, Nato ve Avrupa Birliği ülkeleri için de tehdit unsurudur. Dolayısıyla Türkiye için de son derece önemli bir tehdittir.



    Lazkiye'den hem Akdeniz'e hem de Arap ülkelerine istediği gibi müdahil olma şansı bulacak bir Rusya, özellikle PKK ve PYD gibi komünist görüşlü terör unsurlarını daha rahat finanse edebilecektir. Görüldüğü üzre ABD PKK ve PYD kartını da Rusya'ya kaptırmış oldu. Türkiye'nin bütün ısrarlarına rağmen PYD'nin terör örgütü olmadığını söyleyen ABD bir kaç yıla kalmaz bu söyleminden de pişman olabilir. Nasıl ki kendi eliyle beslediği Saddam Hüseyin ve Ladin gibi örgüt liderleri sonra ABD'ye cephe aldıysa, komünist bir felsefeye sahip olan PYD gibi örgütlerin bunu yapması gayet muhtemel.

    Peki Türkiye bu satranç oyununun neresinde? Şayet Türkmenlerin Rus uçakları ile bombalanması ve akabinde bir Rus uçağının düşürülmesi ile ilişkiler gerilmeseydi Türkiye'nin hamle şansı fazla olabilirdi. Ancak Türkiye'nin de elinde olmayan sebepler ve ABD'nin başarısız bölge politikaları sebebiyle Ortadoğudaki tablo gittikçe karamsar bir hale geliyor diyebiliriz. Bunun yanında Rus uçağının düşürülmesi hadisesi de yine Rusya tarafından planlanmış bir hamle olabilir. Zira Rusya'nın ilk emeli sıcak denizlere inmek ise ikinci tarihi emeli de Türkiye'nin güdümündeki boğazlara sahip olmaktır. Her ne kadar Rusya Türkiye ile iyi ilişkiler sürdürüyor görünmüş olsa da tarih boyunca en büyük emelleri Türkiye ve Balkanlar üzerinde yoğunlaşmıştır.

    Peki Rusya boğazlara neden sahip olmak istiyor? Çünkü Rusya'ya giden en kritik ve stratejik yol Çanakkale ve İstanbul boğazlarıdır. Rusya şayet bu boğazlara sahip olursa kendinden habersiz hiçbir güç doğrudan onun kalbine uzanan bu yol vasıtasıyla kendisini tehdit edemez. Hali hazırda Kırım'ın işgali Rusya'nın Karadeniz ve Boğazlar üzerindeki hassasiyetini ortaya koymaya yetmiyor mu sizce?

    Gürcistan ve Ukrayna'nın Rusya tarafından işgal edilmesi, Kırım'ın Rusya tarafından yönetilmeye başlanması ve son olarak Esed'in davetiyle bulunmaz bir nimet elde eden Rusya'nın Akdeniz'e inerek üs kurması... Sizce de bu kadarı fazla değil mi? Yeni bir soğuk savaşı dahi kaldıramayacak bu coğrafyanın sıcak bir çatışmaya adım adım ilerlediğini fark etmemiz için daha ne olması gerekiyor? Dünya Komünizm'in sessiz tehdidi altında. Ama başta ABD olmak üzere tüm dünya birileri tarafından dikkatini başka bir noktaya odaklamış durumda. Bu odak noktası nedir tahmin ettiniz mi? Tabiki de Işid.

    Dünya Işid ile oyalanırken bazı ülkeler sessiz sedasız tarihi emellerine ulaşıyor. Bu ülkelerden biri Rusya peki ya diğerleri? Diğerlerini yazımın yeni bölümünde detaylı bir şekilde anlatacağım. Takipte kalın...

    Hiç yorum yok:

    Yorum Gönder