Hayata bakışınızı değiştirir...

  • Gündem Notları:

    20 Nis 2016

    Çağımızın En Sinsi Fitnesi "Gıybet"



    Ebu Said el-Hudri (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayete göre Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Ademoğlu sabahladığında bütün organları dile boyun eğip yalvararak şöyle derler: "Bizim hakkımızı korumakta Allah'tan kork, çünkü biz sana bağlıyız. Senin söyleyeceklerinle cezalandırılırız. Eğer sen doğru yolda gidersen biz de doğru oluruz, eğer sen eğrilir, yoldan çıkarsan biz de sana uyar, senin gibi oluruz." (Tirmizi, Zühd, 61)

    Çağımızın o kadar büyük fitneleri var ki saymakla bitmez. Ama bence en sinsi, en sessiz ama bir o kadar da en büyük günahlarından biri olarak düşündüğüm gıtbetin üzerinde ayrıca durmak gerekir. Nitekim peyfamber efendimizin bu husus üzerinde yaptığı açıklamaları okudukça bu konuda bana hak vereceksiniz.
    Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'dan bildirildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
    "Gıybet nedir bilir misiniz?" Sahabiler, "Allah ve Rasulü daha iyi bilir" dediler. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) de, "Din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır" buyurdu.
    Peki neden gıybet çağımızın en sinsi fitnesi? Çünkü gıybet adeta bulaşıcı bir hastalık gibi yapanı da dinleyeni de etkisi altına alır ve çoğu insan ister istemez farkında dahi olmadan bu hastalığa yakalanır. Siz gıybet yapmasanız bile etrafınızda onca konuşulan şey karşısında ister istemez bu günaha ortak olabiliyorsunuz. Bu nedenle hem dilimizi hem de kulağımızı bu fitneye karşı iffetle korumamız gerekmektedir. Zira gıybet etmenin günahı o kadar büyük ki, tüm amelleri yerine getirmiş olsak bile sırf bu fitne bizi cehennemde kavurmaya yetmektedir.
    Yüce Allah "Onlar ki, boş ve anlamsız söz işittikleri zaman ondan, yüz çevirip bizim işlediklerimizin hesabı bize; sizin yapıp ettiklerinizin cezası da size ait derler..." (28 Kasas, 55) " buyurmuştur.
    Öte yandan sadece bu günahtan kaçarak kendimizi korumak yerine bu durumu dahi sevaba çevirebilmek mümkün. Öyle ki gıybet edilen ortamda bulunmamak gerekirken, din kardeşlerimiz hakkında konuşulan kötü düşünceleri reddederek savunmak da Allah katında çok büyük sevaptır. Hz Peygamberin sözleriyle delillendireyim:
    Ebu'd-Derda (Allah Ondan razı olsun)'dan bildirildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyuruyor: "Kim din kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa Allah da kıyamet günü o kimsenin yüzünü cehennemden korur." (Tirmizi, Birr, 20) 
    Dilerseniz güzel ahlakıyla insanlığa rehber olan peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa'dan hadisleri vasıtasıyla gıybet hakkında daha fazla istifade edelim:

    Gıybet ile İlgili Hadisler:

     Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: "Ey Allah'ın Rasulü, hanımlarından Safiyye'nin şöyle böyle oluşu sana yeter" dedim. (Ravilerden biri Hz. Aişe'nin onun kısa boylu oluşunu kastettiğini söylüyor.) Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Ey Aişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denize karışsa deniz suyunun tadı ve kokusunu bozardı."   
    Hz. Aişe diyor ki: "Ben yine bir gün bir kimsenin durumunu taklid ederek hikaye etmiştim. Bunun üzerine Hz.Peygamber, "Bana dünyayı verseler ben yine de bir insanı hoşlanmayacağı bir şekilde taklid edip anmayı asla sevmem" buyurdu. (Ebu Davud, Edeb, 35; Tirmizi, Kıyamet, 51

     Muaz ibni Cebel'in bildirdiğine göre: Hz Peygamber şöyle buyurdu:"Sana bütün işlerin başını, ana direğini ve doruk noktasını bildireyim mi?" Ben de, "Evet, bildiriniz ya Rasulallah" dedim. "- İşin başı İslam, yani herşeyiyle Allah'a teslim olmak" demektir. "- Direği ise beş vakit namaza devam etmektir." "- En yüce tarafı da cihaddır" buyurdu. 
    Ondan sonra da,  "Bunların hepsinin gerçekleşmesinin kendisine bağlı olduğu şeyi haber vereyim mi?" "Evet, buyur ya Rasulallah" dediğimde Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) dilini tutarak, "Bunun sana zarar vermesine meydan verme" buyurdu. Ben de, "Ey Allah'ın Rasûlü, biz konuştuklarımızdan da sorgulanacak mıyız?" dedim. 
    Allahın Resulü(sallallahu aleyhi vesellem) :"İnsanların cehenneme yüzüstü kapaklanmalarının sebebi, dillerinin ürettiklerinden başkası mıdır?" buyurdu. (Tirmizi, İman, 8  
    Enes (Allah Ondan razı olsun)'dan aktarıldığına göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Miraca çıkarıldığımda bir toplumun yanından geçtim, bunlar bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı."   "Ey Cebrail, bunlar kimlerdir?" diye sordum. "Bunlar gıybet etmekle insanların etlerini yiyenler, onların şeref ve namuslarıyla oynayanlardır" cevabını verdi. (Ebu Davud, Edeb, 35) 

    Hiç yorum yok:

    Yorum Gönder