Hayata bakışınızı değiştirir...

  • Gündem Notları:

    3 Mar 2016

    Dünyaya Demokrasi Pazarlayan Krallıklar


    Hepimizin malumudur Fransız devrimi safsatası ile ortaya çıkan milliyetçilik akımı. Peki bu akım hikayesinin amacı neydi sonuçları kimi etkiledi hiç düşündünüz mü?

    Fransız devriminde ortaya çıkan milliyetçilik akımı en çok dönemin süper gücü olan Osmanlı İmparatorluğunu etkiledi. Peki burnunun dibindeki United Kingdom yani Birleşik Krallık diye tabir edilen İngiltere bu akımdan nasıl oldu da zerre kadar etkilenmedi? Bünyesinde İskoçya ve İrlanda gibi ulus Devletleri barındıran Krallık bu ulusların bağımsızlığına izin verdi mi? Tam tersine devrim öncesinde ve sonrasında dünyanın her yerinde kendine üs edinen ve sömürge devletler ile Krallığını her geçen gün büyüten de bunlar değil miydi? Hani o demokrasisi ve özgürlükçü yapısıyla övünen İngiltere?

    Sözde ulus devletlerin ve demokrasinin dünyanın yeni ve vazgeçilmez düzeni olacağını söyleyen ve her daim milletleriyle övünenler neden hala dünyanın çeşitli uluslarını yönetmeye ve Krallıklarına monarşik bir kafayla güç katmaya devam ediyor?

    Bugün dünyanın süper güçlerine bakacak olursak, Rusya bir fedarasyon devletidir. İçinde Çeçenistan, Dağıstan ve Abhazya gibi kendiyle aynı ırkı bırakın aynı dini hatta dili dahi paylaşmadığı ulusları içerisinde barındırmaktadır.

    Amerika Birleşik Devletleri adı üzerinde 50 eyaletin birleşmesi ile oluşan bir devletler topluluğudur. Kızıl dereli diye tabir edilen Amerika yerlilerini nasıl asimile ettiklerini söylemeye gerek dahi yok. Dünyanın çeşitli bölgelerinde de kendi himayesinde ada ülkeleri bulunmaktadır.

    Gelelim milliyetçilik akımının çıkış yeri olan Fransa'ya. Çeşitli beyliklerin birleşmesiyle oluşan Fransa devrimden sonra bizim gibi meclis egemen bir sistem yerine merkeziyetçi bir sistem olan yarı başkanlık modelini benimsemiştir. Baktığımızda Milliyetçilik akımı ile her fırsatta öğünen Fransa bile tam anlamıyla yönetimi meclisin eline bırakmazken Türkiye'de bir otorite sağlanması için partilerden birinin %55 ten fazla oy alması bile yetmeyebiliyor bazen.

    Şimdi soruyorum her fırsatta demokrasileri ile öğünen ve herkese demokrasi dersleri vererek dünyanın çeşitli bölgelerine demokrasi getirme bahanesi ile saldıran, sömüren bu Krallık bozması Batı ülkelerinden daha mı uyanık sanıyoruz kendimizi? Bir Rusya bir Amerika bir Fransa bizden daha mı demokrat sanıyoruz hala? Ne zamana kadar bilmezlikten gelicez büyük devletler kendi ülkelerinde otorite diğer yönetimlerde otorite boşluğunu sever.

    Hala dersimizi alamadık. Devletin bekası için çok başlılığı önlemek adına kardeşinden vazgeçen ve dünyada kendine rakip görmeyen Sultanların imparatorluğuyken halkın büyük çoğunluğunun oyunu alsa bile ülkede bir yasa dahi çıkartamayan partilerin Cumhuriyeti haline geldik. En basit tarih kitaplarında dahi yönetimde çok başlılık yaşayan devletlerin zamanla zayıflayarak çöktüğü yazarken demokrasi şakşakçılığı adına kendi enerjimizi boşa harcıyor gücümüzü bölüyoruz.

    Hiç yorum yok:

    Yorum Gönder