Hayata bakışınızı değiştirir...

  • Gündem Notları:

    18 Haz 2014

    Bir Şaklabanlık Yarışı: Vine!



    Facebook ve Twitter'dan sonra insanlık kendine yeni bir şaklabanlık alanı buldu: Vine! Daha düne kadar ne olduğunu bilmeyen insanların bir kaç günde Vine ustası kesilerek birbiri ardına videolar çekmesi ve türlü şebekliklerle takipçi toplamaya çalışması gerçekten çok komik ve üzerinde düşünülmesi gereken bir hadise... Açık konuşan biriyim ve yine açık ve acı bir şekilde söylemeliyim ki binlerce belki de milyonlarca videosu bulunan bu ortamda bir videoya dahi gülmedim ve sevemedim.

    Nesini sevdiklerini ve neyine güldüklerini bilmediğim bir video ortamının bu derece hızlı yayılması ve bir virüs gibi insanları etkisi altına alması beni şaşırtmadı aslında. Zira selfie yani özçekimden sonra bu tarz modaların ne kadar saçma ya da gereksiz olursa olsun moda kabul edildiği sürece tutulduğunu ve hızla yayıldığını öğrenmiş bulunduk.

    Hadi elin Avrupalısı ya da Amerikalısı neyse de bizim Türklerin paylaşımlarında genelde önce-sonra, kızlar-erkekler, Abd'de-bizde tarzında Vine videoları olması dışarıdan bakılınca rezil bir mizah anlayışımız olduğunu göstermeye yetiyor. Bir video paylaşım sitesinde fenomen olacağım kaygısıyla rezil olmayı dahi önemsemeden videolar çekip türlü şaklabanlıklar yapmak yeni eğlencenin adıysa ben o eğlenceye dahil olmayayım. Zira videoyu izleyen insanlar bazılarının o saçma esprileri karşısında "Ahahah mal lan bu!" diye tepki vereceği için buna ben fenomen olmak değil ancak rezil olmak derim.

    Tavsiye  Makale: Cepten Bedava İnternete Girmenin Yolu >>>
    Tavsiye Makale: Sosyal Medyada Fenomen Olma Hastalığı >>>
    Tavsiye Makale: Youtube Reklamlarından Kurtulma >>>

    Aslında bana ne ki? Ne diye laf atıyorum ki durduk yere Vine denen güzelim eğlence sitesine? Neden herkes gibi akıntıya dahil olup koyverip gitme kolaylığına kapılmak yerine akıntıya karşı yüzme zahmetine giriyorum ki? Sanırım ben de bu yüzden blog yazıyorum. Herkesin yaptığı şeyi yapan insanlardan biri olsaydım ne siz bu yazımı okurdunuz, ne de ben bu aykırı satırları yazardım. Bu makalemi okurken "Adam haklı lan!" demenizi beklemiyorum. Ama en azından herkesin aykırı fikirlerin de olduğunu ve bunu kabullenmeyi bilmesini bekliyorum. Ek olarak insanlığı bir kara delik gibi içine çeken bu tarz modaların insanlığın gelişmesine ve zamanı doğru kullanmasına bir köstek olduğunu düşündüğümü söyleyerek yazımı noktalamak istiyorum. Esen kalın...

    1 yorum: