Hayata bakışınızı değiştirir...

  • Gündem Notları:

    23 May 2014

    Selfie Kelimesinin Türkçe Karşılığı


    Bizim çok uzun zaman önce kurulmuş olan ama ne iş yaptığını uzun bir süredir çözemediğimiz Türk Dil Kurumumuz'un çalışanları oturmuş ve tüm dünyada cirit atan selfie çılgınlığına bir Türkçe karşılık bulma çabasına girmişler. Yazık! Ne zahmet ettiler ki? Biz Radioya Radyo, Television'a Televizyon diyerek büyümüş bir milletiz. Hiç alıştırılmamıştık Türkçe kelimelere. Selfie bilmeyenler için açıklamak gerekirse herhangi bir ortamda ilginç bir poz yakaladıysanız, o poza kendinizi de dahil ederek fotoğraf çekme olayıdır. Aslında çok normal olan ama zamanla furya haline gelen bu alışkanlık o denli yayıldı ki Türk Dil Kurumumuz buna Türkçe karşılık bulmak için halktan yardım dahi istedi. Ne güzel değil mi? Ben bulamadım siz tavsiye edin gibi bir olaya girişmişler. Gelen isimler arasında en çok tavsiye edileni "özçekim" olmuş ve beyfendiler bunda kanaat kılmışlar. Bir de çok güzel bir iş becermişlermiş gibi selfie pardon özçekim çektirmeyi ihmal etmemişler:



    Ülkemde görevini layıkıyla yapmadığını düşündüğüm bir kurum varsa o da muhakkak Türk Dil Kurumu'dur. Koskoca kurumsun be kardeşim. Devletten gani gani destek ve maaş alan çalışanların var. Ömrü hayatın boyunca kaç tane adam gibi bir kelime ürettin? Euro terimini Avro yapmaktan başka bir icraatini görmedim ben şahsen. Bilen, duyan varsa yazsın. Kaç defa söyledim bir kelimenin başına sonuna ekler getirmeyle isim ya da terim üretmek hüner değildir. Çekim yapma eyleminin önüne öz getirmekle isim mi ürettiniz şimdi? Benim nazarımda otobüse "oturgaçlı götürgeç" isminin bulunmasından pek de farkı yok.

    Delen aygıta geç eki getir olsun sana delgeç. Bu mudur yani sizin yaptığınız iş? Bunu eğitimsiz herhangi bir vatandaşımız dahi söyleyebilirdi marifet mi yani? Her şeyi geçtim daha Radyo ya da televizyon gibi kelimelere adam gibi karşılık üretememiş bir kurumun "selfie" kelimesine kafayı takması ve bunun için milleti seferber edip kelime gönderilmesini istemesi ne kadar da saçma. Her gün dilimize onlarca, belki de yüzlerce yabancı kelime girmeye devam ediyor ama sırf bunun çözümü adına kurulan Türk Dil Kurumu'nun sadece popüler terimlere yönelmesi ve bunun için bile halktan yardım istemesi bana göre acizlik göstergesi. Diğer yandan teknolojiden bizim neslimiz kadar anlamayan ve gençlerden daha deneyimsiz olan yaşlı başlı kişilerin Dil Kurumunda çalıştırılması, teknolojiyi iliklerimize kadar hissettiğimiz şu günlerde en saçma iştir diye düşünüyorum.

    Türk Dil Kurumu çalışanları daha çok genç ve tüm dünyadaki gelişmelerden, yeniliklerden haberdar olan kişilerden seçilmeli diye düşünüyorum. 50-60 yaşına gelmiş ve bilgisayar kullanmayı henüz 5-6 sene önce yarım yamalak çözebilmiş memurlardan oluşan bir TDK ne kadar başarılı olur hep birlikte görüyoruz zaten. Hiçbir şey umurumda değil aslında. Ne selfie ne de karşılık olarak seçilen özçekim terimi... Devletin kaynakları boşa gidiyor ona üzülüyorum. Ben olsam çoktan bu işlevliğini yitirmiş kurumun kapısına kilidi vururdum.

    2 yorum:

    1. Çok haklısın yahu.Hiç böyle düşünmemiştim. Gerçekten nasıl bir çalışma prensipleri var anlayamıyorum . :D Delgeç olayına ayrı bir güldüm. Ağlanacak halimize gülüyorum yahu. Emeğine sağlık.

      YanıtlaSil
      Yanıtlar
      1. Zaten ağlancak halimize gülebildiğimiz için farklı bir milletiz. Eksikliklerimizi bilip bunlarla alay edebilmek de güzel bir özellik. Çünkü birçok millet ve insan kendine toz kondurmaz :)

        Sil