Hayata bakışınızı değiştirir...

  • Gündem Notları:

    24 May 2014

    Muhteşem Saçmalık Nihayet Son Buluyor!



    Biliyorum çok fazla şeyi eleştiren adamım ama blog yazmamın ana sebeplerinden birisi de budur zaten. Dayanamıyorum. Ülkemde dönen saçma sapan işlere karşı kayıtsız kalamıyorum. Bu yazımda adı "Muhteşem Yüzyıl" olan ama bana göre muhteşem bir saçmalıktan öteye gidemeyen bir diziden bahsetmek istiyorum. Lütfen bazı şeylerin farkına varmak için yazımı sonuna kadar okuyun. Bayanlar genelde haremdeki anlatılan sürtüşme ve dedikodularla ilgilendiği için bana tepki gösterebilirler ama gerçek şu ki bu dizi gerçek Osmanlı imajını yerle bir eden bir yapım.

    Neresinden başlasam bilmiyorum. Anlatacak çok şey var aslında. Şu herkesin diline pelesenk olan harem olayından başlayalım. Osmanlı sultanlarının dahi hayatlarında sayılı defa girdiği harem güzel ülkemin ekranlarında sere serpe anlatılıyor. Yıllardır herkesin Osmanlı padişahlarından çok Harem olayını merak etme sebebi de budur zaten. Koskoca padişah dahi içeride olanlarla ilgili değilken halk ya da saraydakiler nasıl bilgili olsun? Osmanlı'da harem kapalı kutudur. Zira orada padişahın namusu saklanır. Öyle basitçe televizyon dizisine malzeme yapılabilecek bir konu değil bu. Yani demem o ki dizide anlatılan harem kadar bayağı ve serbest bir sistem olsa Osmanlı 600 yıl ayakta kalmaz ilk on yılında çökerdi zaten. Zira Osmanlı'nın hareminde dahi devlet meseleleri ile ilgilenilirdi.

    En gıcık olduğum diğer nokta ise dizinin ana kahramanı olan cihana korku salan Sultan Süleyman Han karakterinin Hürrem kadar bile ciddiyetle işlenmeyişidir. Hayatı at sırtında sefer yapmakla ve kıtalar fethetmekle geçen bir imparatorun sarayına tıkılmış her şeyden bihaber, sarayda dönenlerden umursuz ve bilgisiz, zayıf bir yönetici gibi gösterilmiş olması da ayrı bir komedi. Yahu günümüzde belediye başkanı bile dizide anlatılan Padişah kadar koltuğunda oturmuyor. Kaldı ki sen Kanuni lakabı almış bir padişahtan bahsediyorsun dizinde. Bu padişah kanun ve nizamlara uymadığı, devlet düzenini bozduğu için oğlunu gözden çıkartmış bir padişahtır. Bu kadar basit bir şekilde entrikaların döndüğü dönem olarak nasıl lanse edersin? Kanuni lakabı almış biri buna müsamaha mı gösterir? Böyle saçma bir senaryo neye hizmet ederek yazılır aklım ermiyor.

    Ha diyeceksiniz ki bu film tarihteki olaylardan esinlenerek uyarlanmıştır. Ben de derim ki bir ülkenin, hele hele Osmanlı gibi şanlı bir geçmişe sahip bir ülkenin tarihinden esinlenerek bir dizi çekecekseniz bile en azından biraz gerçekçi olun. Çünkü televizyon ya da sinemada gösterilen her olay insanların bilinç altına yerleşir. Artık ülkemi geçtim, tüm dünyada bu diziyi izleyenler tarihe damga vuran bir padişahı daha eşine söz geçiremeyen, pısırık ve saraydaki olaylardan habersiz bir yönetici olarak bilecektir. Koskoca Muhteşem Yüzyıl dizisinde padişahın daha bir kez savaş yaptığını gördüm. Ulan bu padişah 6.557.000 km2 olarak devraldığı devletin sınırlarını 14.893.000 km2'ye genişletmiş. Topraklarını 2 katından fazla büyütmüş padişah tahtında oturup Hürrem'e aşkını ilan ederek mi yapmış bunu? Böyle bir saçmalık olabilir mi? Bu büyük bir sorumluluktur. Ve tüm bunların sorumlusu da dizi yapımcıları ve senaristlerdir.

    Tarih gibi ciddi bir konuda dizi çekiyorsanız sıradan bir diziye göre çok daha dikkatli davranmanız gerekmektedir. Tarih en az matematik ve tıp kadar önemli bir bilimdir ve üzerinde oynanması insanlığı felakete sürükler. Kaldı ki milyonlara ulaşan bir sektörde bu tarz girişimler insanları tarihinden bile soğutabilir. Nihayet bu saçmalıklarla dolu dizinin son bölümleri çekiliyormuş. Ancak malesef bu dizinin gelirlerini görüp ağzı sulanan pek çok yapımcı tarih bilgisinden yoksun uydurma senaryolarla yeni tarihi diziler yapmaya kalkışacaklardır. Bunlara pirim vermemenizi rica ediyorum. Tepkinizi koyun ki bir şeyleri yanlış yaptıklarının farkına varsınlar. Yoksa sadece ülke insanım değil, bu dizinin yayınlandığı Ortadoğu ve Balkan ülkelerindeki insanlar bile yanlış bilgilenmiş olacak. Bizim tarihimiz bu kadar basit değil.

    3 yorum:

    1. Halkın arasındaki harem algısı da onlarca yıl bu şekilde anlatıldı insanlara. Batılı ressamların fantazi dünyasında kurduğu (af buyurun) kendini minderler üzerine sere serpe atmış kadın figürleri görünümünde... Kaç batılı seyyah girmiş acaba hareme? Girme ihtimali var mı yada??? Elbette yok!
      Bize hiç anlatıldı mı haremin de bir eğitim yuvası olduğu? Haremin yalnızca padişahın eşlerinden oluşmadığı? Entrikiyı seviyor insanlar. Anlamsız uzun uzun bakışmaları izlemeyi, savaş sahnelerini izlemeye yeğler herhalde pek çok kişi... Hem savaş sahnelerinin hazırlanıp ekrana sunulması çok daha zor olsa gerek... Kim uğraşacak ki onunla? Ne gerek var?! İki entrika, aşırı dozda aşk masalları, gecenin 2 saatini kapatmaya yeter zaten.
      Bu dizilerin tek faydası, bazı kişilerde tarih merakını uyandırması. Bu noktada önemli olan da tarihi doğru kaynaklardan okuyabilmek tabi... Zira tarih birilerinin insafına bırakılarak da anlatılabilen bir dal günümüzde...

      YanıtlaSil
      Yanıtlar
      1. Beyza hanım adeta yazımın devamı niteliğindeki bu yorumunuz için çok teşekkür ve tebrik ederim. Çok doğru tespitler. Katılmamak elde değil.

        Sil
    2. Sağ olun.
      Lay lay lom bir toplum olma yolundan sıyrılacağımız günler yakın olur umarım...

      YanıtlaSil