Hayata bakışınızı değiştirir...

  • Gündem Notları:

    17 Nis 2014

    Filistin'de Çocuk Olmak!

    Geceleri çok soğuk oluyor baba. Tuhaf gürültüler duyuyoruz karanlıkların ardından. Ben hiç senin sesinden masal dinleyerek uyuma şerefine erişemedim. Çok küçükken cihad diyerek çıkmışsın evden. O gün daha iki yaşında olduğum için yüzünü dahi hatırlamıyorum. Annem senden hep övgüyle söz ederdi. Ama seni tanıma fırsatına erişeceğim tek kaynağım da daha bir kaç hafta önce can verdi.

    Canım anneciğim. Bize ekmek getirebilmek için sabahtan akşama kadar bir fırında çalışmak zorundaydı. Gecenin karanlığında eve dönerken sadece feryadını duyabilmiştim. Karanlığı yararak koştum ama silah sesleri beni engelledi babacığım. Eve döndüm. Sabah olduğunda annemin kapımızın önünde elindeki iki parça ekmekle can vermiş olduğunu gördüm.

    O günden beri ağlamıyorum baba. Çünkü hiçbir olay bana o günden daha fazla acı yaşatamazdı. Keşke dedim. O gün acımdan ölseydim de anacığımın kapı önünde can vermiş olduğunu görmeseydim. Küçük kardeşime artık ben bakıyorum. Çalıştığım fırında 12 yaşımda olmama rağmen çok güçlü olduğumu söylüyorlar. "Gelecekte vatanım için var gücümle mücadele edebilmek için." diyorum.

    Bir arkadaşımın sadece ablası hayatta kalmıştı. O da benim gibi sabahtan akşama kadar çalışıyor, iki kardeşine bakmak için elinden geleni yapıyordu. Bir gün o pislik askerler geldi. Onu alıp götürdüler. İki gün haber alamadık. Nihayet döndüğünde üstü paramparça olmuş, yediği dayak darbelerinden her tarafı morarmıştı. Sürekli bir yere odaklanıyor ve saatlerde öyle duruyordu. Sanırım aklını kaybetti. Artık çalışıp kazandıklarımdan onlara da veriyorum. Ben bazen aç kalıyorum ama olsun. Ben güçlüyüm.

    Annemin ördüğü kazağı giyiyorum hala. Ondan yadigar bir tek o kaldı bende babacığım. Ne acı ki senden geriye kalan sadece yıkılmış bir ev yığınından başka bir şey yok elimde. Zaman zaman oraya gidip yıkıntı altında kalan küçük kardeşimizin ruhuna dua ediyorum. Bir hava saldırısı sırasında kız kardeşimle beni sokaktan alıp güvenli bir yere götürerek korumak isteyen annem eve döndüğünde evimizin yerle bir olduğunu görmüştü. İşin asıl vahim yanı ise henüz iki buçuk yaşında olan kardeşimizin saldırı sırasında evde uyuyo olmasıydı. Bizi korumaya çalışırken kardeşimizi kaybetmişti anacığım. O yanık yüreği ile ne acılara tanıklık etti bilemezsin.

    Hayat çok garip değil mi baba? Bazen merak ediyorum. Dünyanın her yerinde insanlar bu şekilde savaşıyor mu diye. Soruyorum kendime biz onlara ne yaptık? Seni, annemi, küçük kardeşimi bizden alacak kadar ileri gitmelerini gerektiren ne oldu? Cevap veremiyorum baba. Belki başka yerlerde geceleri anne ve babası ile ninnilerle uyuyan çocuklar vardır. Ama biz her gece silah sesleri ile uyumak zorundayız. Aslında en acısı her gece siz olmadan soğuk bir duvarın altında sabahlamak zorundayız. Sizi çok özledim baba. Anneme ve küçük kardeşime selamlarımı ilet. Belki ben de şehadet şerbetini içeceğim sizin gibi. Ama kız kardeşimden önce ölmemek için direneceğim. Onun bana ihtiyacı var. Anne ve babasız büyümek nasıldır bilirim. Ama onu abisiz de bırakırsam ne yapar?

    Hiç yorum yok:

    Yorum Gönder